ALTIN 209,8889
DOLAR 5,3408
EURO 6,1177
BITCOIN $5.142

23 Nisan | Ekin Topcuoğlu

23.04.2018
A+
A-
23 Nisan | Ekin Topcuoğlu

 İbrahim Bey gazeteciydi.
Teceddüt gazetesinde yazılar yazar, halkı milli savaşa davet ederdi. Anadolu ve Rumeli Müdâfaa-i Hukuk Cemiyeti Kilikya Merkez Heyeti Azalığı görevinde iken, Meclisin açılması üzerine Adana milletvekili seçildi.
Tartışmalara katılmak, tahta sıralarda oturup nutuk atmak ona göre değildi belli ki !
Daha meclise gelmeden istifa etti.
Cepheyi, Meclise tercih etmişti !
***
Şemsettin BAYRAMOĞLU
Babasının ardından Hacı Bayram Tekkesine postnişin oldu.
Her konuşmasında, her vaazında Kuvayi Milliye lehine halkı aydınlattı. Gençleri ölüm kalım savaşına davet etti.
Görev sırası kendine geldiği vakit ne postuna sarıldı, ne tekkesine. Hepsini bir kenara bıraktı,Meclise vekil olarak geldi. Savaşın o çetin günlerinde malı ve canıyla milletin kurtuluşu için çalıştı.

***
Ali Fuat CEBESOY
1911’de Trablusgarp Muharebesi sırasında Adriyatik sahilinde toplanan kuvvetlerin bağlı olduğu Manastır’daki Ordu ve Üsküp’teki 3’ncü Kolordu Karargahlarında bulundu, sonra Trablusgarb’a silâh ve cephane sağlamak üzere Avrupa’ya gönderildi.
Balkan Harbi sırasında kurmay olarak görev yaptı.
“Pizani”  savunmasında üç yerinden yaralandı.
Şam
Çanakkale
İstiklal Savaşı hepsinde en önde Ali Fuat Paşa vardı.
Milli Meclis açıldığı gün terddüt etmeden milletvekili oldu. Ankara mebusu olarak göreve başladı.

***
Hamdullah Suphi TANRIÖVER

Türk Ocaklarının Genel Başkanlığını yaptı.
İstanbul, işgal altında ezilirken halkı meydanlarda toplayıp yaptığı ateşli konuşmalar ile Anadolu hareketinin en önemli hatiplerinden birisi haline geldi.
Mehmet Akif Ersoy’un yazdığı İstiklal Marşı onun katkıları ile Milli Marş seçildi.
Bu marşı TBMM kürsüsünden ilk defa okumak da ona nasip oldu.
Antalya Milletvekili seçildiğinde henüz 35 yaşındaydı. Eğitimin yoktan var edildiği günlerde en zor görevlerden birisi olan Milli Eğitim Bakanlığı görevini üstlendi.

***
Ali Kılıç ( Kılıç ALi )

1.Dünya Savaşı 1. Ordu 1. Alay subayı.
Çanakkale Gazisi, Kafkas İslam Ordusu Kumandanı Yaveri,Antep ve Maraş Kuvayi Milliye birlikleri reisi, Milis Miralayı, İstiklal Mahkemesi Başkanı, Atatürk’ün dostu, sırdaşı…
İstiklal Madalyası sahibi bir kahraman.

***
Dr. Refik SAYDAM

Balkan Savaşı’nda Antalya’da ve Çatalca cephesinde Kolera hastalığını önleyici çalışmalar yaptı.

1914’te atandığı sahra genel sağlık müfettiş muavinliği sırasında bakteriyoloji enstitüsünü örgütleyerek tifo, dizanteri, veba ve kolera aşılarının, tetanos ve dizanteri serumlarının burada üretilmesini ve I. Dünya Savaşı boyunca ordu ihtiyacının karşılanmasını sağladı. Salgın hastalıklarla mücadelesini Hasankale’de cephe hizmetinde sürdürdü. Tifüse karşı hazırladığı aşı Tıp Literatürüne geçti ve I. Dünya Savaşında Alman ordusunda ve Kurtuluş Savaşı’nda kullanıldı.

1919’da 9. Kolordu sağlık müfettişi muavinliği görevi ile Mustafa Kemal’in yanında Samsun’a çıkan Refik Bey Erzurum’da Mustafa Kemal’in karargâhı dağıtıldıktan sonra Erzurum askeri hastanesi bulaşıcı hastalıklar servisi şefliğine atandı. Fakat bu görevi kabul etmeyerek ordudan ayrıldı. Erzurum ve Sivas kongresinin çalışmalarına katıldı.

1920’de TBMM’ye Beyazıt milletvekili ve Milli Savunma Vekaletine bağlı Sıhhiye Dairesi Başkanı olarak girdi. İkinci dönemden başlayarak üyeliğini İstanbul milletvekili olarak sürdürdü. Aynı yıl Sağlık ve Sosyal Yardım (Sıhhat ve İçtimai Muavenet) bakanı seçildi.

Türkiye Cumhuriyetinin ilk Sağlık Bakanı olan Refik Bey 14 yıl sürecek olan bu görevinde sağlık hizmetlerinin temellerini attı. 1924’de Ankara’da ve daha sonra Erzurum, Diyarbakır, Sivas ve diğer birçok ilde memleket hastaneleri, doğum ve çocuk bakımevleri açtı. Ayrıca bu konuda eleman yetiştirilmesine önem vererek sağlık kursları, tıp öğrenci yurtları 1928’de Hıfzıssıhha Enstitüsünü ve Mektebini, İstanbul ve Ankara’da verem savaş dispanserlerini kurdu.

1931- 1938 yıllarında zaman zaman Eğitim ve Maliye Bakanlıklarına vekaleten bakan Refik Saydam, Atatürk’ün ölümünden sonra İçişleri Bakanlığı, CHP genel sekreterliği ve 15 yıl Kızılay Başkanlığı yaptı. 1939 – 1942 yılları arasında Başbakan olarak görev yaptı.

***
Mehmet Akif ERSOY

Mehmet Akif, 1920’de Burdur milletvekili seçildi. 1921 yılında açılan milli marş yarışmasına, “para ödülü almamak” koşuluyla katılmayı kabul etti ve orduya ithaf ettiği şiiri, 12 Mart 1921 günü milli marş olarak kabul edildi. Ödül olarak verilen 500 lirayı Hilal-i Ahmer (Kızılay) bünyesinde, kadın ve çocuklara iş öğreten ve cepheye elbise diken Darü’l-Mesâi Vakfına (İş Evi) bağışladı.

***
Diyap Ağa
1931 yılında Diyap Ağa’yla yapılmış bir röportaj var. (Enver Behnan, “İlk Millet Meclisinin Yüz Yaşındaki Mebusu Anlatıyor”, Yeni Gün, 27 Temmuz 1931)

Diyap Ağa Kurtuluş Savaşı’na nasıl katıldığını şöyle anlatıyor:

Gâvur Anadolu’yu sardı: Hepimizi bir düşünce aldı. Din ve diyanet ırz ve namus. Türklük tehlikeye düştü. İşittik ki Erzurum taraflarında can kurtaran bir Paşa çıkmış. Meclis kuracakmış. Onu hep gözledik. Öğrendim ki bu Paşa’nın adı Mustafa Kemal imiş. Onun büyük yüzünü görmeğe can attım. Fakat o zaman olmadı. Sonra Sivas’a oradan da Ankara’ya gelmiş.

Bu zaman bizden iki mebus istedi. Herkes korktu, ihtiyar halimle vatanı kurtaranların yanına koşmayı, hatta başımı bile vermeyi göze aldım.

Bana “gitme ölürsün” dediler. “Zaten herkes mahvoluyor, varam, gidem, onlara ulaşam, hep beraber ölek” dedim.”

***

Kazım KARABEKİR

Balkanlar’da, Çanakkale’de, Kurtuluş Savaşında en öndeydi. Ermenileri ve Rusları vatanımızdan söküp atmış, Doğu’nun fatihi, Gümrü, Kars, Moskova antlaşmalarının mimarıydı.
Edirne Milletvekili olarak Meclis çatısı altında çalışmaya başladı.
Almanca, Rusça, Fransızca bilirdi.
Ömrünün neredeyse tamamını harp meydanlarında geçirdi. Öldüğünde Meclis başkanıydı.
Kars’ı isteyen Sovyet yönetimine meclis kürsüsünden öyle bir nutuk atmıştı ki, dünya çapında ses getirdi.

***
İsmet İnönü

BMM açıldığı zaman Edirne Milletvekili seçildi.
Kurtuluş Savaşı ve Lozan kahramanıydı.
Atatürk’ün Başbakanı, sırdaşı, dostuydu.
Türkiye Ebedi Şefini kaybettiği sırada millete umut oldu.
İkinci Dünya Savaşının dünyayı kasıp kavurduğu zamanlarda, koca bir memleketi burnu kanamadan bu badireden kurtarmıştı.

***
Fethi OKYAR
Mahmut Esat BOZKURT
Refet BELE
Yunus NADİ
Abdulhalim
Çelebi Efendi
Fevzi
ÇAKMAK
Fahrettin ALTAY
Ve daha niceleri…

Hepsi 23 Nisan 1920 günü,Atatürk’ün önderliğinde açılan Millet Meclisine geldiler. Memleketi sadece savaş meydanlarında değil, ekonomide, sanayide ,eğitimde zaferden zafere koşturdular.
Yanmış, yıkılmış bir memleketi baştan yarattılar.
***

Bakmayın Cumhuriyet için ”reklam arası” diyenlere.
Bu adamların eseri olsa olsa Başyapıt olur…

Ekin Topcuoğlu

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.