ALTIN 213,7620
DOLAR 5,3647
EURO 6,0674
BITCOIN $3.237

Cesurca Yazıyoruz | Hidayet Sevinç

23.04.2018
A+
A-
Cesurca Yazıyoruz | Hidayet Sevinç

Önümüzdeki 5 yıl içerisinde ülke gündemini vatandasyaziyor.com köşe yazarları belirleyecek

Ülkemiz 16 yıldır otoktratik bir yönetim anlayışını benimseyen AKP tarafından yönetiliyor,

Müjdat Gezen; “Bu ülkede düşünce özgürlüğü var ama AKP ile aynı düşünmen şartıyla…” diye özetliyor bu durumu.

Sosyal medya kullanımı gezi olayları sonrasında epey ivme kazandı, ben şahsen twitter kullanmayı, twitter ne işe yarar? bunu gezi olayları sonrasında öğrendim desem yalan olmaz,

Recep Tayyip Erdoğan “twitır mivitır bunların hepsinin kökünü kazıyacağız…” diyerek  biz kendisi gibi düşünmeyenlerin sosyal medyayı etkili kullanmasından ne kadar rahatsız olduğunu da itiraf etmiş oluyor.

Sosyal medyada dikkatinizi çekti mi bilmiyorum ama yazımı okuduktan sonra mutlaka sizler de fark edeceksiniz; twitter’da atılan ve ortalamanın üzerinde rağbet gören muhalif bir tweet örneğin 300 adet retweet alıyorsa en az 1000 adet beğeni alıyor.

Peki bu ne anlama geliyor? twitter kullanıcılarından 1000 kişi muhalif bir tweet ile ilgili beğenisini korkmadan ifade edebiliyorsa 300 kişisi daha cesur bir şekilde beğenmekle yetinmiyor ve bunu paylaşıyor.

Öte yandan sadece tweet okumak,gündemi takip etmek için twittera girip hiç bir şey yazmaksızın ve dahası hiç retweet veya beğeni yapmadan sosyal medya kullanan ve sayıları hiç de azımsanamayacak bir kullanıcı grubu mevcut.

Hadi haksızlık olmasın  bu kişilerden bazıları tuttukları futbol takımı, izledikleri diziler veya magazinel konularda arada sırada tweet atıyorlar.

Sosyal medyada açıktan paylaşım yapmayı geçtim telefonla yapılan dost sohbetlerinde bile konu ne olacak bu memleketin hali, dolar da aldı başını gidiyor ve benzeri konulara girdiğimizde karşımızdaki arkadaşımızın “ya hocam şimdi bunları yüzyüze konuşuruz” diyerek telefonunun dinleniyor olmasına karşı “başımıza iş açmayalım” kaygısıyla konuyu kapatmaya çalışması ve ısrarla havadan sudan konuşmak istemesi gibi durumlarla da muhakkak karşılaşmışsınızdır.

Öte yandan Facebookta önüme çıkan ve çok hoşuma giden bir ileti vardı:

“sosyal medya Tarih Profesörü ve Türk Tarih Kurumu eski Başkanı Yusuf Halaçoğlu’na ‘az tarih oku Hoca’ denilebilecek bir özgüven kerhanesidir.”

Bir benzeri durum twitterda henüz bir kaç gün önce yaşandı:

Kardak Adasına çıkan timin komutanı olan SAT Komandosu Ali Türkşen’e “sen askerliği kesin bedelli yapmışsındır” diye yazan birini de gördüm.

“Klavye mücahitliği” veya “Bordo Klavyeli” diye adlandırılan bir kavram ortaya çıktı sahte isimler ile açılmış sosyal medya hesapları ile yakalanma, yargılanma, dayak yeme korkusu olmaksızın insanların yüzüne karşı asla söyleyemeyecekleri ağır iftiralarda bulunan ve hatta işi iyice abartıp ağza alınmayacak küfürleri özgürce kullanmaktan çekinmeyen alçaklar da mevcut.

Üç tip sosyal medya kullanıcısı ile karşı karşıyayız.

1.Korkaklar,

2.Cesurlar,

3.Hadsizler.

Evet hepimiz çok doluyuz, evet hepimiz birilerine çok kızıyoruz ama altına ismini yazarak yazı yazmak bir cesaret işidir. Karşımızdakinin kişilik haklarına saldırmaksızın doğru kelimeler kullanarak da eleştiri yapabiliriz. Bu otokontrolü sağlarsak adliye kolidorlarında ifade vermek zorunda kalmamıza da engel olur. Bu dengeyi bu sitenin yazarları olarak kendi içimizde sağlayacağımızdan kuşkum yok. Yani hem cesurca yazacağız hem de sahibi olduğumuz köşelerden hiç kimseyi sopalamayacağız. Köşelerimizde eleştirdiğimiz kişi ve kurumların da cevap hakkını kullanması konusunda da saygılı olacağız.

Yayın hayatına yeni başlayan vatandasyaziyor.com sitesine başarılar diliyorum.

Ben de vakit buldukça fikirlerimi bu satırlardan sizlerle paylaşıyor olacağım.

Sitede yazı yazacak olan “cesur vatandaşlar” sizlere de okuyucunuz bol olsun diyorum.

İnanıyorum ki Cumhurbaşkanı seçiminin 2. turunun gerçekleşeceği gün olan 8 Temmuz 2018 tarihinde üzerimizdeki otokratik yönetimin 16 yıllık gölgesi kalkacak ve 9 Temmuz 2018 sabahında  güneşli bir Türkiye’ye uyanacağız.

Soytarının ömrü kralın ömrü kadardır. O gün geldiğinde bugün astronomik maaşlarla çalışan,milyon dolarlık evlerde oturan gazeteci görünümlü yazarlar ve televizyon yorumcu kadrosu emin olun kendilerini asgari ücret ile bile çalıştıracak gazete, televizyon, web sitesi bulamayacaklar.

Kim bilir belki de ilk kez burada yazmaya başlayan vatandaşlar yarın bu ülke gündemini belirleyen gerçek köşe yazarları ve televizyon yorumcuları olarak karşımıza çıkacaklar.

 

Hidayet Sevinç
Hidayet Sevinç
1978 yılında Bursa'da doğdu. Bursa Erkek Lisesi, Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Meslek Yüksek Okulu İthalat-İhracat bölümünü ve sonrasında Uludağ Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümünü bitirdi. 2000 yılında Bursa'da Gümrük Müşavirliği sektöründe çalışmaya başladı ve 2 yıl süre ile çalıştığı şirkette İstanbul Şube Müdürlüğü görevini yürüttü. 2008 yılında Gümrük Müşaviri oldu ve Gümrük Müşavirliği görevinin yanında Şirket Ortağı, Şirket Müdürü, Yönetim Kurulu Başkanlığı görevlerinde bulundu. 2016 yılında Yetkilendirilmiş Gümrük Müşaviri olmuştur, halen ortağı olduğu Denetleme ve Danışmanlık Hizmetleri sunan şirketinde çalışmaktadır. Üniversite yıllarından itibaren siyasetle yakından ilgilenmekle birlikte bir çok sivil toplum örgütünde faal olarak çalışmalar yürütmüştür. 2017 Nisan ayında yapılan referandum öncesinde Bursa ilçeleri ve diğer bazı illerde Milletvekilleri, STK Liderleri ve Kanaat Önderleri ile birlikte "Hayır" için aktif propaganda çalışmalarında bulunmuştur. İYİ Parti Bursa İl Yönetim Kurulu Üyesi ve Sosyal Medya Komisyonu Başkanlığı görevlerinde bulunmuştur. Evli ve bir kız çocuğu babasıdır.
YAZARA AİT TÜM YAZILAR
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. Gönül Pınar Atacı dedi ki:

    Sayın Sevinç,
    Bu tamamen nesnel, somut ve güzel analiz ve sentez için sizi yürekten kutluyorum. Tüm sosyal medyanın özellikle de YOU TUBE’ün ve GOOGLE PLUS’un en sık kullanıcılarından ve izleyicilerinden biri olarak şunları eklememe özel izninizi ve müsadenizi rica ediyor, sevgiler ve saygılar sunuyorum :

    Sosyal medyada KORKAKLAR, CESURLAR, HADSİZLER’lerden başka bir odak daha var. Bu dördüncü odak, herkese en ilkel ve barbar küfürler, iftiralar, hakaretler, yalanlar, tezvirler ve tahrifler üreten, türeten, yazan ve yayan bir kiralanmış ve satılmış kalemler güruhudur. Kimi uzman saptamalara, tahminlere ve öngörülere göre bu odak, o meşhur ve malum TROLLERDEN oluşmaktadır. Asla şüphe yok ki bu odak da çok büyük parasal, nesnel ve tinsel ödüller karşılığı atanmış olduğu ve hizmet ettiği özel ve tüzel efendileriyle birlikte 24 Haziran’daki ulusal ve toplumsal utkudan hemen sonra tuz buz olarak dağılacak, yakalanacak ve Yüce Divan önüne çıkarılacaktır.