ALTIN 209,8889
DOLAR 5,3408
EURO 6,1177
BITCOIN $5.142

İYİ Parti İzmir Milletvekili Adayı Hablemitoğlu’ndan Çarpıcı Açıklamalar

22.06.2018
A+
A-
İYİ Parti İzmir Milletvekili Adayı Hablemitoğlu’ndan Çarpıcı Açıklamalar

İYİ Partinin İzmir 2.Bölge milletvekili adayı Prof.Şengül Hablemitoğlu seçim çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.

Seçim bölgesinde özellikle kadınlardan büyük ilgi gören Hablemitoğlu Medya Siyaset haber sitesi genel yayın yönetmeni Murat Selam’a verdiği röportajda dikkat çekici açıklamalarda bulundu.

Hablemitoğlu kadına şiddete dikkat dikkat çekerek  İYİ Parti iktidarında, kadınların şiddet mağduru olduktan sonra sığınma evlerinde izole edilmeyeceğini.Şiddet gösteren erkeklerin rehabilitasyonun sağlanması için çalışaklarını belirtti.

Prof.Dr.Şengül Hablemitoğlu sorulara şöyle cevap verdi.

-Başarılı bir akademisyensiniz, kitaplarınız var, binlerce öğrenci yetiştirdiniz ve şimdi milletvekili adayısınız. Siyasete atılmayı neden istediniz ve neden İYİ Parti?

Çok teşekkür ederim. Öğrencilerle olmak yaşamlarına dokunduğumu bilmek gerçekten büyük mutluluk. Şimdi, İzmir’de bazı ilçelerde rastlıyorum daha önceki öğrencilerime inanılmaz mutlu oluyorum. Siyaset esasında çalıştığım alan nedeniyle çok içiçe olduğum bir şey. Sosyal hizmetin biz alanın akademisyenlerine, sahada çalışanlarına sosyal adalet, insan hakları eksenli meslek etiği ilkeleri çerçevesinde siyaseti, mevcut yasal düzenlemeleri ve uygulamaları sürekli izleme ve anlatma sorumluluğu yüklediğini söylemem gerek. Hal böyle olunca ister istemez siyaseten bakıyor insan çalıştığı alana. Şunu da eklemeliyim, burada siyaseten taraf olmak değil amaç, çünkü akademide taraf olmanın karşılığını öğrenci size güvenmeyerek gösterir. Buradaki tutum, sosyal hizmetin odağında yer alan insandan, dezavantajlı kesimlerden yana olmak, konulara, sorunlara böyle bakmak… Neden İYİ Parti sorunuza gelince, hem Meral Hanım’a duyduğum kişisel sevgi ve saygı hem de, kadın duyarlığı ve kadınlara yönetimsel yaklaşımı çok etkili oldu.

-Son 16 yıldır “kadına yönelik şiddet, erken yaşta çocuk evlilikleri, çocukların cinsel cinsel tacizi” ülkemizde artış gösterdi. Bunun nedenleri ne olabilir? Bir açıklamanızda kadın sığınma evlerini kapatacağız onun yerine erkekleri rehabilite edeceğiz diyorsunuz. Bunu nasıl yapacaksınız, biraz açar mısınız?

Bahsettiğiniz sosyal sorunlar hep vardı. Ancak bu kadar oransal artış yoktu ve bu kadar kolay gözlemlenebilir değildi. 21. Yüzyıldayız yaşam, insanlar, dünya değişiyor. Daha çok insan hakkı, daha çok, çocuk, kadın hakkı diyoruz. Doğayı, hayvanları korumalıyız, kültür miraslarımıza gözümüz gibi bakmalıyız. Değer yargıları değişiyor, evrensel ahlak her şeyin üzerinde. Dünya değişirken bunun dışında odağında insan olmayan politikalarla ayakta kalmak mümkün değil.  Bugün her zamankinden daha da çok iyi ve kötünün mücadelesine tanıklık ediyoruz. İyilik ve iyi olmak için değerlerimizi gözden geçirmek zorundayız. Biliyoruz ki, Türkiye’nin yarısı ile net olarak hayallerimiz, dünya ile ilişkimiz, hayat bakışımız örtüşmüyor. Buna gerek de yok, yeter ki yaşamlara saygılı, dayatmadan, adil, hukuktan ve insandan yana bir yaşam için olsun yaptıklarımız. Ama öyle değil, bakın yıllardır mecliste bekleyen hayvan hakları yasası var, iktidar bir muhalefet partisi gibi yasayı seçimden sonra çıkaracağız deme rahatlığı gösteriyor. Bu hepimizle dalga geçmektir. Bizim bugünkü mücadelemiz belli. Birileri var, istiyorlar ki kadın erkeğe tabi olsun, evine kapansın, çocuğa, engelli aile üyesine, yaşlısına hep kadın baksın. Kadını aşağılayan fetvalardan tutun da, söylemlere ve uygulamalara, kız çocukların evlenme yaşına kadar hepsi geçen 16 yılda bizzat yapıldı ya da göz yumuldu, susuldu. Biz istiyoruz ki, kadın hayatın her alanında olsun, üretsin, çalışsın. Diyorum ki, kadın olmadan bu ülkenin yarısı eksiktir. Birileri var, istiyorlar ki, kendinden olmayan hiç kimseye bu toplumda yaşama hakkı olmasın. Bu ülkeyi seven, bu ülkenin geleceğine inanan, beraber ve kardeşçe yaşama gayesini paylaşan ben ve benim gibi herkes başka düşler için çalışıyor. Çağdaş dünyanın bir parçası olmak istiyoruz, kadınımız erkeğimiz gençlerimizle. Ancak, birileri var, istiyorlar ki bu ülkenin varı yoğu onların olsun. Ben de diyorum ki, bu ülkenin varı yoğu bizim ortak malımızdır, üreterek büyüteceğiz, kardeşçe paylaşacağız. Mesele budur. İYİ Parti, kadınların şiddet mağduru olduktan sonra sığınma evlerinde artan bir travma etkisi ile izole edilmelerini istemiyor. Diyoruz ki, koruma kararları almakla kalmayacağız. Şiddet gösteren erkeklerin rehabilitasyonu için çalışacağız.

-Seçim çalışmalarınızı yakından takip ediyorum. İzmirli olmamanıza rağmen İzmirliler sizi çok sevdi ve gittiğiniz her yerde sevgi ve ilgi görüyorsunuz. Seçim vaatlerinize bakıyorum popülist projeler değil yapılabilecek şeyleri söylüyorsunuz. Seçildiğiniz taktirde mecliste ne gibi çalışmalar yapacaksınız ve İzmirli size neden oy vermeli?

İzmir’le sevgimiz karşılıklı. İzmirli, herkese kucak açan, ayrımcılık bilmeyen insanlar ancak ruhu İzmir’e uygun olanlara ayrı değer veriyor. İzmir’den aday gösterilmekten dolayı gururluyum. Benim aklım ve ruhumla İzmir çelişmiyor. Bu ilgi ve sevginin karşılığının da çalışmak olarak geri döneceğine söz verdim. İzmir’in, temelde kuzey bölgesi benim seçim bölgem, öncelikle ciddi bir göç ve kentleşme- çevre sorunu var. Bu da diğer sosyal ve ekonomik sorunları beraberinde hızla getiriyor. Tek başıma da kalsam, seçildiğimde, meclisin delisi olarak etiketleneceğimi de bilsem, sözümün arkasındayım, ilçelerin ihtiyaçları doğrultusunda ses olmaya, İzmir’in Ankara’daki temsilcisi olmaya devam edeceğim. İzmirli için eğitmen yanım, mesleki duyarlılıklarım fikir verdi onlara. Beni tanıyor ve güveniyorlar, bunu her karşılaşmamızda söylüyorlar. Birlikte pek çok projeye imza atmaya beraberce hazırlanıyoruz.

-OHAL gölgesinde bir seçime gidiyoruz, seçim meydanlarında öfke ve kin kol geziyor, İYİ Parti seçim bürolarına saldırılar yapılıyor. Meral Akşener’e havuz medyası ambargo uyguluyor ülkede insanlar mutsuz ve bir çoğu umutsuz. Böyle bir tabloda gidilen seçimde Türkiye İYİ olabilecek mi sizce?

Türkiye’nin iyi olmaması için hiç bir neden yok. Önce, bu OHAL dayatmasının ortadan kalkması gerek. Ancak, hem muhalefet hem de iktidar partisi olan   AK Parti seçimden sonra kaldıracağını söylese de bunu istemediklerinin biliyoruz. Ellerinden gelse 2023 hedefleri için OHALde yaşamamızda bir sakınca görmezler. Bu durum ne demokratik ne de adil. Aksine, istibdat bu durum. Özgür değiliz. Kabul edilebilir bir durum değil. OHALde yapılan seçim öncelikle eşit değil. Ki, bunun en fazla zarar verdiği parti İYİ Parti ve CUMHURBAŞKANI ADAYI Meral Akşener’dir. Yapılanlar siyasi etiğe ve insanlığa sığmayan şeylerdir. Seçmen sandıkta gereğini yapacaktır. Çok az zaman kaldı. Ben sağlıkla, huzurla ve hilesiz hurdasız bir seçim günü geçirmeyi diliyorum Hepimize başarılar ve İYİlikler diliyorum, teşekkür ederim…

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. Gönül Pınar Atacı dedi ki:

    MUHTEŞEM bir söyleşi. Çok değerli hocamız Prof. HABLEMİTOĞLU’nu ve üstün ve özgün gazeteci – yönetmen sevgili

    Murat SELAM’ı içten tebrikler, teşekkürler,sevgiler, saygılar, en dilekler sunarak kutlamak gerek. GÜZEL İZMİR’e ise

    sevgilerle.