ALTIN 209,8889
DOLAR 5,3408
EURO 6,1177
BITCOIN $5.142

Umut Dolu Bir 23 Nisan | Nihan Ertem

23.04.2018
A+
A-
Umut Dolu Bir 23 Nisan | Nihan Ertem

23 Nisan’ı karşılıyoruz. Yıllardan beri, ilk defa daha büyük bir umut besleyerek hem de…

AKP İktidarı iktidara geldiğinden beri ve özellikle son birkaç yıldır 23 Nisanlar bile coşkuyla kutlanamaz oldu. Farkındasınız, değil mi? Eski hükümeti aradığımız gibi eski 23 Nisanları da arar olduk her geçen yıl. Ne o devlet televizyonundaki 23 Nisan Bayramı kutlamaları, ne o coşku, ne de meydanlardaki kutlamalar!..  Evlere ve işyerlerine asılan bayrak sayısı bile azalıyordu sanki. Neden? Korku imparatorluğunun baskısından olabilir miydi acaba? Cumhuriyet ve Atatürkçülükten ödün vermeyen çoğu yurttaşın yanı sıra; azımsanmayacak sayıda da korkup çekimser kalan, menfaati için onlardanmış gibi görünen, korkutulan veya beyinleri yıkanmış olanların da sayısı artıyordu ne yazık ki!  Bu iktidar ne yapmaya çalışıyordu ki? Bir T.C. vatandaşı olan kişinin mantıklı düşündüğünde inanası gelmiyordu olan bitene. Diğer ülkeler, hatta aralarında büyük güçler de dahil olmak üzere, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu olan Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü dünyanın belli başlı en büyük liderlerinden biri olarak kabul ederken nasıl oluyordu da bizimkiler onun adını unutturmaya çalışıyordu?

TBMM’nin kurulduğu tarihten üç yıl sonra Mustafa Kemal Atatürk’ün resmi, eşsiz bir lider olarak ABD’nin Time Dergisi’nde yayımlanmıştı. Bundan dört yıl sonra Atam, Time Dergisi’ne tekrar kapak olmuştu. Dergide Atatürk’ten övgüyle bahsediliyordu. Onun büyük bir devlet adamı, büyük bir komutan, eşsiz bir eğitimci olmasının yanında çağdaşlığın, bilimselliğin, aydınlığın ve gelişmenin öncüsü bir lider olarak… Cumhuriyet’in kuruluşundan seksen yıl sonra gelen bir iktidar yönetimi ise birkaç yıl geçtikten sonra, Cumhuriyet’in yüzüncü yılında yeni bir Türkiye (!) kurmuş olacaklarını söylemeye başlamışlardı. Ama biz neden eski Türkiye’yi arar olmuştuk? Bize açılmış o aydınlık yolu karartmaya başlamışlardı çünkü. Sözleriyle, davranışlarıyla, daha sonra da yasalara geçirdikleri uygulamalarla… Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük liderine hem de kendi ülkesini kurtarmış olan bir lidere, “Ayyaş” diyen bir Başbakan vardı artık. Balık baştan koktuğu için, bu Atatürk düşmanlığı baştan aşağıya kadar uzandı maalesef. Atatürk resimleri ve T.C. isimleri kaldırılmaya başlandı. İşte Cumhuriyet Mitingleri de bu yüzden başlamadı mı? Tabii ki Atatürk düşmanlığı demokrasiyi de sevmezdi. Bu yüzden demokrasi için alanlara çıkan halka da hoşgörü gitgide azalıyordu. Demokrasinin olmadığı yerde hoşgörü olabilir miydi? Yeşilini ve parkını korumak isteyen gençleri önlemek adına gerekirse canlarına kastedilmek suretiyle düşman bellendi gençler ve bu yüzden nice canlar gitti. Düşüncelerini ve aslında gerçekleri yazan gazeteciler dört duvar arasına hapsedildi. Şimdi bir terör örgütü olarak kabul edilen bir cemaat yapılanmasının kumpasıyla sırf vatanseverleri susturmak adına bir soruşturma açıldı ve adına “Ergenekon” denilen bir isim uyduruldu. Suçsuz insanlar ve bunların arasında çoğunluğu gazeteci, yazar, aydın ve askerlerden oluşan onlarca insan (aileleriyle birlikte yüzlercesi) çok büyük acılar çekti. Bundan iki yıl önce bir darbe girişimiyle iki yüzü aşkın kişi öldü, binlerce kişi yaralandı. Yeni Türkiye’yi kurmaya çalıştıkları cemaat yapılanması arkalarından vurmuştu onları. Bedeli ise halk ödemişti! Bunların dışında yaşanan terör olayları, siyasi iktidarın dış politikadaki yanlış tutumu nedeniyle savaşa sürüklenmemiz ve sonuçta ekonominin dibe vurması da var tabii ki!

İşte 2018 yılının ilk genel erken seçimine karar vermelerinin asıl nedeni bu kötüye gidiş olmalıydı aslında, değil mi? Ama hükümetin başındaki siyasi parti bazı hesaplar da yapmıştı, sonucun kendi leyhinde olması için. Ancak demokrasi için CHP ve İyi Parti arasındaki birlik, CHP’den on beş milletvekilinin yeni kurulan ve umut vaat eden İyi Parti’ye geçmesiyle sağlanmış oldu. AKP İktidarının bize yaşattığı tüm anti-demokratik uygulamalara inat bir demokrasi örneği sergilenmiş oldu. Yüz yıllık bir siyasi parti ve üstelik Atamın mirası olan CHP’nin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu, yapılması gereken bu siyasi manevrasından ve ülke geleceğini etkileyecek kararından dolayı kutluyorum.

Tüm Cumhuriyet değerlerinin ve kazanımlarının hak ettiği noktaya geleceği bir Türkiye’ye daha yakınız şimdi. Bu şartlarda 23 Nisan’ı karşılıyoruz. Yıllardan beri ilk defa daha büyük bir umut besleyerek hem de…

Nihan Ertem

Portre | Nihan Ertem 
1978 doğumluyum. Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümünden 2000 yılında mezun oldum.Bir çok kurumda basın ve halkla ilişkiler danışmanlığı görevinde bulundum. TRT Kent Radyo İzmir’de Radyo Sunucusu ve Yapımcısı olarak Ocak 2017 yılına kadar çalıştım. Mozaik adlı kitabın yazarıyım. Eğitim ve kariyer hayatım boyunca oluşturduğum birikimlerimi kullanarak, iş hayatıma başarılı bir basın danışmanı/halkla ilişkiler sorumlusu olarak devam etmekteyim.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. Gönül Pınar Atacı dedi ki:

    Tamamen güncel ve olağanüstü güzel bir irdeleme ve genelleme. Teşekkürler sevgili Nihan. Bu kutsal,ulu ve ulusal bayram sana da kutlu olsun.